Bir yapı sistemi olarak dünyada çokça kullanılan hafif çelik sistemin ismi , deprem ülkesi olan Türkiye’de, henüz yeni yeni anılmaya başlandı.
Son Van depreminden sonra , barınma ihtiyacını karşılamak için üretilen çözüm önerilerinde hafif çelik sistemin ismini prefabrik sistemlerin yanı sıra duyar olduk. Sadece halk arasında değil, inşaat sektörünün içinde olanlar dahi hafif çelik ile prefabrik arasındaki farka çok da vakıf değiller henüz.
Çelik yapı deyince, ilk akla gelen konvansiyonel sistemlerin , herkes tarafından bilinen özellikleri hafif, esnek bir yapı , hızlı ve pratik bir inşaat sürecidir şüphesiz. Ancak iki,üç katlı ev, konut veya benzeri bir yapı yapmak amaçlanıyor diyelim. Bu yapıyı betonarme sistemle ve ekonomik yapmak ülkemizde çoğu zaman güvenden ödün vermek anlamına gelebiliyor.
Mimari özellikleri açısından statiği zorlayacak bir yapı değilse çelik yapmak da işin maliyetini oldukça artırabiliyor. Bu noktada ekonomik bir çözüm olarak ise ilk akla gelen sistem, esasında çok da bilinmediği için prefabrik sistem oluyor. Oysa prefabrik yapılar kalıcı yapılar için uygun değildir. Burada uygun olan sistem hafif çelik sistemdir. Sistemi oluşturan tüm taşıyıcıların detayları önceden tasarlanıp üretildiğinden sistemin inşası da pratik olur. Yapının inşaası, uygulayıcının inisiyatifine kalmaksızın güvenli ve sisteme uygun bir şekilde tamamlanmış olur.